Cuma, Mayıs 21, 2021

Dilan Uçar

"Sesler çınlıyor alnımda hafıza gibi dağınık.”  Ahmet Hamdi Tanpınar Ta ta ta taaa! Beethoven isminin bize çağrıştırdığı belki de ilk melodi. Kader Senfonisi olarak da anılan 5. Senfonisi’nin giriş motifi. Heyecan seviyesi yüksek bu tema, eser boyunca çeşitli aralıklarla duyulur.  Beethoven, kafasında yıllarca taşıdığı bu motifi şöyle açıklar: “Kader kapıya böyle vurur”. Bu temanın işlenişi adeta zaferden ümidin olmadığı amansız bir mücadeleyi...
“Sapkınlık bizim kendi olumsuzluğumuz,içimizdeki karanlık yandır.”Élizabeth Roudinesco, 2009. Cinsellik, insanlık tarihi boyunca  üzerinde en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. Birçok açıdan tanımlanan ve yorumlanan cinsellik, beraberinde çeşitli bakış açıları da getirmiştir. Tarihsel deneyimin bir sonucu olarak kadın ve erkek ilişkisi yüceltilirken diğer cinsellikler ötekileştirmiştir. İnsan yavrusunun hangi deneyim biçimleri heteroseksüelliği idealleştirmiştir ve bu deneyimlerin hangi sonuçları diğer cinsellikleri sapkın olarak...
Lacan'ın en temel kavramlarından biri "imleyen"dir (Fidaner, 2020, 6 Temmuz). İmleyen sözdür, söylenen bir şeydir. "İmleyeni kim kime söylüyor?" sorusunu sorduğumuzda "muhatap" kavramına ulaşırız. İmleyenin muhatabı veya sözcüsü olan fail, Lacan'da "Öteki" adıyla anılır (Fidaner, 2020, 19 Eylül). Her birimiz Öteki ile imleyen alışverişini sürdürürüz, böylece imleyenler bizim aracılığımızla Simgesel Düzeni teşkil ederler. İmleyenler aynı "mem"ler gibi onları birbirlerine...
Özet Elena Ferrante; romanlarında büyüme sancıları, cinsellik, aşk, sınıf farkı, yalan, aldatma, kayıp, iki dünya arasında sıkışıp kalma gibi temalara ağırlıklı olarak yer verir. “Yetişkinlerin Yalan Hayatı”ndaysa Ferrante, bu temalarla birlikte psikanalizin de yakından ilgilendiği  iki kavramı ağırlık noktası olarak ele alıyor: Melankoli ve Gerçek Anahtar kelimeler: Elena Ferrante, roman, melankoli, Gerçek Her ne kadar “Napoli Romanları”nın gölgesinde kalacak gibi görünse de...
“Ahh bi büyüsem…”  Bu cümle bir kısmımızın çocukluk yaşantılarına bazen çok sesli bir biçimde, bazen ise sesimizi sadece bizim duyduğumuz şekilde eşlik etmiştir. Çocuklukta bizim için büyümek; erişemediğimiz mutfak raflarına boyumuzun yetmesi, ablamız ve arkadaşları ile birlikte dışarı çıkıp belki sinemaya gitmek, hava kararsa dahi evde bulunmanın zorunlu olmadığı anlamına gelmekteydi. Ancak başta da ifade edildiği üzere bunlar bir kısmımız...
Önceki kuşakların yaşamları hakkında bilginin aktarımı, yeni kuşakların ruhsallığının ve kuşaklar arası bağların oluşturulmasının önemli şartıdır. Olaylar için geçici -tarihsel bir bağlam oluşturmanın yanı sıra- geçmiş, yeni bir neslin doğumundan önce gerçekleşen geçmiş olarak adlandırıldığında ve gelecek birkaç kuşağın bir arada var olduğu varsayıldığında çok önemli bir olgu hâline gelmektedir.  Granjion (1989) ve Mijola (2004), kuşaklar içi ve kuşaklar ötesi...
“Bilmezler yalnız yaşamayanlar,Nasıl korku verir sessizlik insana;İnsan nasıl konuşur kendisiyle;Nasıl koşar aynalara,Bir cana hasret,Bilmezler. “ Orhan Veli Kanık Konuşma pratiğine dayanan, analitik durum içerisinde yapısal arka planda hareket eden, kendisini bir olay olarak dayatan bir şey vardır: sessizlik. Psikanalizin kendi deneyimi içinde çeşitli sessizlik dereceleri olduğunu ve analiz sırasında analizanın kendi sessizliğini ve analistin sessizliğiyle olan ilişkilerini farklı şekillerde deneyimlenmektedir. Analiz...
Yaşam seslerle dolu; doğanın sesleri, iş gürültüleri, araçlar, makineler, savaşlar, çığlıklar, şarkılar, isyanlar, ağıtlar… Ses dalgalarının iletilebileceği bir ortam olarak dünya var oldukça bu kakafoni devam edecek. Sesin dur durak bilmeyen ve teklifsizce insanın içine işleyen hâli gürültüden kaçmaya ve sessizliğe sığınmaya çalışan bir insan tipi yarattı günümüzde. Ne çok insan sessiz bir köye, kasabaya yerleşmek istiyor. Bu sessizlik...
Sonradanlık, psikanalitik çalışmalar için oldukça önemli bir kavram: Sonradanlıkla sonradan, yeniden anlamlandırmak, yeniden hikâyelendirmek, yeniden oluşturmak. “Sonradan yeniden oluşturmak” aslında psikanalitik çalışmaların yapıtaşı. Psikanalitik çalışmalarda, psikanalitik psikoterapide veya psikanalizde örneğin, sonradan hikâyemizi yeniden terapistimize veya analistimize anlatarak hikâyemizi yeniden kurarız, ki bu sonradanlıkla mümkündür. Bazen hiç olmayan bir hikâyeyi yazarız, daha önce bu hikâyenin kelimeleri olmayabilir, bu hikâye sözlere...
Sahi sahilik (true truth) (Fidaner ve Ayanoğlu, 2020), sahiliğin gerçeklik uğrunda feda edilen parçasıdır (Fidaner, 2020, 23 Ekim). Peki, sahi sahiliğin içeriği nedir? Lacan'ın 9’uncu seminerde dediğine göre, "Sahi sahilik (vraie vérité) teriminin bir anlamı vardır, hatta psikanalizin bütün itibarı bu anlam üzerine bina edilmiştir. Psikanaliz kendisini dünyaya ilk olarak sahi sahiliği getiren olarak sunmuştur." (Lacan ve Gallagher, 2010) Sahi...
Sanat, duygulanımlarımızın estetik bir şekilde dışavurumudur ve tarih boyunca insanın kendini ifade etme aracı olmuştur. ‘‘En ilkel sembol ve imgeler zamanla insanlık tarihine yön vererek notaya, romana, şiire, modern dansa, tiyatro metnine, fotoğrafa ve nicesine dönüşmüştür’’ (Öz Çelikbaş, 2019). Sanat terapisinin tarihçesi mağara duvarlarına resimlerin çizildiği dönemden başlamaktadır. ‘‘Ölüleri mumyalamak, hamur ve çamur gibi maddeler ile birtakım biçimler yaratmak, Şamanistik...
“Herkesin bir hikâyesi vardır. Ama herkesin bir anlatıcısı yoktur.”           (Sal, 2016) Bir Tanrıça. Tanrılar tanrısı  Zeus'un eşi Hera. Bu büyüklük makamında gurur ile oturmalıydı ama hayır! Ortalıkta dolanan iğneleyici sözler, kulaklarına dolmuş bu söylenceler... Ne kadar doğruydu bilinmez ama şüphe, kutsal şüphe yakasını bırakmadı. Söylentilere kulak asmamalıydı ama astı. Zeus'un, onu bir peri kızıyla aldattığı söylentisine inandı. Hera, sevdiğini başka biriyle paylaşmaktansa -hem de bir peri kızıyla- ölmeyi ya da öldürmeyi yeğlerdi. Bir tanrıçayla aldatılsaydı...
Nuri Bilge Ceylan’ı duymayanınız yoktur, en azından Türk sinemasına az da olsa ilgili iseniz. Daha doğrusu bazılarının deyimiyle “NBC sineması.” Kendisiyle daha önceden tanışmış olmayı dilerdim. Filmlerinin uzun soluklu, diyalogdan ziyade memleket manzaralarıyla örülü olduğu ve onlarda renksiz, tekdüze görünen hayatları ele almasıyla bilinir. Karelere genellikle şiirsellik ve görsellik hâkimdir, nitekim Kış Uykusu’nda Shakespeare’den izlere rastlarız. Hatta olay örgüsünün...
Değişim; geleceğe dönük yenilikleri içinde barındıran, yeni süreci işaret eden bir olgudur. Dünya tarihinde sürekli yaşanmış olan gelişim süreçlerinin hızı değişiklik göstermektedir. Toplumların bugününü ve geleceğini değiştiren olaylar çoğunlukla geçmişte yaşanmış olan sosyo-ekonomi kökenli değişikliklerdir. Kronolojik olarak tarım ve endüstri devrimlerinden sonra dünyanın genelinde köklü değişikliklere sebep olan en büyük üçüncü devrim, teknoloji devrimi olmuştur. Tarım ve ekonomi devrimleri,...
Andre Green International Review of Psycho-Analysis 2:355-364 (1975) Çevirenler: Faruk Gütmen & Anjelika Hüseyinzade Şimşek Yunan kültürünün mirasçıları olduğumuz herkesçe bilinen bir gerçektir. Eski moda bir kavram olduğundan günümüzde bu klişenin kısıtlılıklarından ötürü çok sert bir tepki görüyoruz. Yunan kültürünün de diğer kültürler gibi başka kültürlerden etkilendiğini dolayısıyla onun üzerine inşa ettiğimiz insan anlayışımızı genişletmemiz gerektiğini sürekli olarak duyuyoruz. Böyle önemli bir...
Yalnızlık alıp karşına kendini,öteki kendilerinle konuşmaktır.Bakışmaktır, öteki kendilerinle;dövüşmektir.Kimi zaman da, öldürmektirİçlerinden sana en çok benzeyeni,benzemiyor diye.Yalnızlık öldürmektir....Yalnızlık, sizin size yokuşunuzdur....(Hasan Ali Toptaş) Masum; kederle başlayan, tavanda asılı kalan bir intikamla birlikte huzura erer. “Masumiyetin Son Günleri”ni bitirdiğimde, Shakespeare’in (2017) Hamlet’e söylettiği şu cümleyi hatırladım: “Olacak buymuş, öyle de olmuş.” Selahattin Yusuf’un son romanı “Masumiyetin Son Günleri”, yalnızlıkla olan ilişkisinin yanı sıra,...
Marx ve Engels'in Komünist Parti Manifestosu'nda (1848) dile getirdiği enternasyonal komünist ideal, şu sözlerle özetlenir: “Dünyanın işçileri birleşin! Kazanacağınız bir dünya var!” (“Workers of the world unite! You have a world to win!”) Avustralyalı düşünür McKenzie Wark (2015) bu bilindik sloganı bozundurarak farklı bir slogan elde eder: “Dünyanın işleyişleri bozunun! Dünyalandıracağınız bir kazanım var!” (“Workings of the world untie!...
Lacan, Ecrits içinde bulunan Tedavinin Yönü ve Gücünün İlkeleri adlı makalesinin 2. bölümünde bu soruyu sorar. Bu soru, Lacan'ın kendi öğretisinde sürekli olarak tartıştığı “yorumlama” ile ilgilidir. Yorumlamanın çağdaşlarının pratiğinde ayrıcalıklı yerini kaybettiğini ve psikanalistlerin, “yorumlamanın” kullanılmasındaki isteksizliğine karşı olan şaşkınlığını belirtir (Lacan, 1966). Yazısının devamında çağdaşı Devereux’un yorum hakkındaki ifadelerini ele alarak başlar. Devereux’a göre yorumlamanın ele alması gerekenin,...
Nevroz kuramına göre cinsel olgunluğun henüz tamamlanmadığı, pregenital dönem içinde meydana gelen erken uyarılmaların bastırılması sonucunda nevrotik bir durum ortaya çıkar. Her zaman böyle olmasa da baştan çıkarılma hâli, kendi konumundan uzaklaşarak bunun yerine düşlemsel zeminde yeni cinsel tasarımlar ortaya koyduğu varsayılmaktadır. Nevroz kuramına göre nevrozu provoke eden cinsel bir olayın varlığı analitik düşüncenin temel tutumudur. Bu yazının amacı;...

Aşk

0
Biz insanlar, varlığımızı sürdürmek için bir diğerine ihtiyaç duyarız. Ötekiyle kurduğumuz ilişkilerde doğar, büyür ve gelişiriz. Birbirimizle kurduğumuz temasın önemli bir boyutunu da romantik ilişkiler ve bu bağlamda ortaya çıkması muhtemel aşk duygusu oluşturur. İnsanların çoğunun üzerinde kafa yorduğu ve görüş sahibi olduğu bir duygu olarak sık sık karşımıza çıkan aşk; hayatlarımızın bir döneminde karşılaştığımız, kıyısından yürüdüğümüz ya da...

Eski Yazılar

Toplumsaldan Kişisele Hikayeler: Gerçeğin Algısı ve Ruhsallıkla Dönüşümü

Gerçekliğin Algısı ve Ruhsallıkla Dönüşümü İnsan zihni her daim çalışma hâlinde. Bir yanda duyu organları vasıtasıyla algıladığı dış dünyanın bilgisi;...

İnsanı Anlama Yolculuğunda Mitolojinin Rolü

İnsanlar eski zamanlardan beri evreni ve yeryüzünü anlamlandırma ve açıklama gereksinimi duymuşlardır. İnsanların bu anlamlandırma ve açıklama ihtiyacından doğan...

Terapi Odasındaki Yalnızlık: Narsisistik Kişilik Bozukluğunun Terapisinde Karşı Aktarım Tepkileri

Özet Narsisistik Kişilik Bozukluğu’nun (NKB) temel özelliklerinde; beğenilmek için bitmek bilmeyen bir arzu, kendilerine yönelik yoğun ilgi, çevredekilerin duygularına ve...

Varoluşçu Bakıştan İlişkiler

İnsan ancak ötekiyle var olan bir canlıdır. Sürekli olarak hem sosyal hem de romantik ilişkiler içerisindedir. Engin Geçtan (2013),...

Yoğunlaşmış İçsel Gerilimin Yüceltme ile Dışsallaştırılması: Saramago’nun Paranoyası “Körlük”

Bir yazar, kalemini eline aldığında düşlemini kâğıda döker. Düşlemi her neyse yazar, çizer, okur, tekrar okur ve yazmaya devam...

Arrival: Bellek, İletişim ve Zaman Üzerine Kısa Bir İnceleme

Arrival, vizyona girdiğinden beri hakkında çokça yazılıp çizilen bilim kurgu filmlerinden biri olmuştur. Dünyanın 12 farklı bölgesine uzay filolarının...

Hayvanlar ve Biz: “Ne Kadar Farkındayız?”

Yepyeni bir soluk her zaman iyi gelmiştir, hem bedenimize hem de ruhumuza… Beni bu güzel ekibin bir parçası olmaya...

Ben Buradaydım…

Yönetmenliğini Brett Haley'in üstlendiği, 2020 yapımı bir Netflix filmi olan "All the Bright Places", iki gencin (Violet Markey ve...