Salı, Eylül 15, 2020

Ergenlik ve Siber Zorbalık

-

Ergenlik dönemi, bireyin çocukluktan erişkinliğe doğru adımlar atmaya başladığı dönemdir. Bu dönemde birey, kendisini çocukluktan yetişkinliğe doğru uzun ve inişli çıkışlı bir yolcuğun içerisinde bulmaktadır. İnsan; biyolojik, psikolojik ve sosyal yönlerden oluşan bir organizmadır ve ergen de bu süreçte içinde yaşadığı çevreyle etkileşim hâlindedir. Ergenin sosyalleşme sürecinde aile, okul, toplumsal çevre, son zamanlarda etkisi artan sosyal medya ile kitle iletişim araçları etkili olmaktadır. Ergen, bu dönemde etkileşim içinde olduğu çevreye uyum sağlamakta zorlanabilmektedir. Kendine zarar verme, intihar, sigara ve madde kullanımı, riskli cinsel davranışlarda bulunma, zorbalık ve çeteleşme ergenlikte yaşanan uyum problemlerinden bazılarıdır (Çakar, 2018). Bu makalede, ergenlerde zorbalık davranışları içerisinde yer alan ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanal dünyada tehdit oluşturan siber zorbalık davranışlarının ergenler üzerindeki psikolojik etkisi incelenmiştir.

Ergenlik Dönemi

Ergenlik dönemi, insan yaşamının en önemli ve kritik dönemlerinden biridir. Bu dönem için genelgeçer bir yaş aralığında karar kılmak oldukça güçtür. Ergenlik yaşı; ergenin kalıtsal özelliklerine, gelişim özelliklerine ve çevresel özelliklerine göre değişiklik göstermektedir. Ergenlik dönemi, fizyolojik açıdan kızlarda ilk regl kanaması ve göğüslerde büyüme ile erkeklerde ise yüzde kılların çıkması ve seste kalınlaşma ile başlar. Bu dönem genel olarak 13-22 yaş aralığına denk düşmektedir (Koç, 2004). Böyle bir geçiş evresinde döneme özgü fizyolojik, duygusal, düşünsel ve davranışsal değişimlerin yaşanması kaçınılmazdır. Ergenlik döneminde kurulan sosyal ilişkiler bireyin kimlik kazanımında etkili olmaktadır. Bireyin maruz kaldığı zorbalık davranışları gibi bu süreçte yaşanan olumsuz deneyimler, bireyi psikolojik açıdan olumsuz etkileyerek onun uyum sorunları yaşamasına sebep olabilmektedir (Aktepe, 2013).

Siber Zorbalık

Teknolojinin ve internet ağlarının gelişmesiyle birlikte elektronik iletişim araçları üzerinden yapılan sosyal iletişim hızla artmaktadır. Elektronik posta, web siteleri, web kameralar, sohbet odaları, sosyal iletişim siteleri kullanımlarının artması bireylerin sosyal iletişimi, öğrenme yöntemleri ve eğlence biçimleri üzerinde etkili olmaktadır (Aksaray, 2011). Sahip olunan bu kaynakların getirileri kullanım amacına göre farklılaşmaktadır. Teknoloji, son derece olumlu ve faydalı amaçlar için kullanılabileceği gibi bireyin kendisine veya başkalarına zarar vereceği şekilde yanlış da kullanılabilir. Bilgi ve iletişim araçlarının zarar verme maksatlı kullanımı ”siber zorbalık” kavramı ile ifade edilmektedir. Siber zorbalık; bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığı ile diğer bireylere zarar verme, düşmanlık ve korkutma amaçlı mesaj ve resimlerin kasıtlı bir şekilde paylaşılmasıdır (Aksaray, 2011).

Siber Zorbalık ve Ergenler Üzerindeki Etkisi

Neredeyse her ergen evinde internete bağlanmakta, bu nedenle siber zorbalık ergenlere okul saatleri dışında akşamları ve hafta sonları bile zarar verebilen bir taciz olgusu hâline gelmektedir (Aksaray, 2011).

Vandebosh ve Cleemput (2008) tarafından 10-18 yaşlar arasındaki ergenlere internetin ve cep telefonunun zararlarını sorarak yapılan bir araştırmada yabancılarla karşılaşmak, bilgisayar virüsleri, pedofilik teşebbüsler, site çökertme, korkutulmak, izlenmek, pornografik web siteleri, web kameralarının istemedikleri kişiler tarafından çevrilmesi, kişisel hesap şifrelerinin değiştirilmesi, iletişim listesindeki insanların isimlerinin silinmesi, herhangi bir kişinin adı ile onun iletişim kurduğu insanlara onur kırıcı mesajlar gönderilmesi, kişisel konuşmaların kopyalanıp başkalarına gönderilmesi, dedikodu yapmak, kişilerin fotoğraflarını manipüle edip başkalarına göndermek, korkutucu postalar yollamak, açık sohbet odasında kişiyi küçük düşürmek, cinsel içerikli mesajlar yollamak gibi bulgular elde edilmiştir (Aksaray, 2011).  Bu olumsuz deneyim ergenin internet kaynaklarından özgürce faydalanmasını engellediği gibi fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara da yol açmaktadır (Aksaray, 2011). Siber zorbalık sonucu gençlerin yaşadığı olumsuz duygu ve düşünceler, kimlik kazanma çabalarını ve sosyalleşme süreçlerini olumsuz etkilediğinden dolayı gelişimsel olarak ergenlik döneminde bulunmaları bu olumsuz yaşantıların etkisini daha da artırmaktadır. Bu davranışlara maruz kalan gençlerin yaşadığı öfke, intikam, nefret ve aşağılanmışlık duygusu bireysel gelişimlerini ve sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen duygulardır (Peker ve Yaman, 2012).  Bu duyguları yaşayan gençler hem kendilerine hem de topluma yabancılaşmaya ve psikososyal problemleri yaşamaya yatkın olabilmektedir.

Siber zorbalığa maruz kalan bireylerde sosyal anksiyete, düşük benlik algısı, zayıf akademik performans, depresyon, şiddet, intihar, alkol ve sigara kullanımı, depresif belirtiler, kuralları çiğnemeye ve saldırganlığa yatkınlık, okula devamsızlık veya okuldan kaçma gibi davranış problemleri görülmektedir. Sonuç olarak siber zorbalık, gençlerin sağlıklı gelişimlerini tehdit eden bir durumdur (Aksaray, 2011).

Siber zorbalık davranışlarının çocukların ve gençlerin gelişimlerini olumsuz etkilemesini önlemeye ilişkin çalışmaların yapılması gerekmektedir. Ebeveynlere, öğretmenlere, okul yöneticilerine ve öğrencilere teknoloji kullanımı konusunda bilgilendirme yapılmalıdır. Siber zorbalık davranışları konusunda okuldaki rehberlik servisi ile öğretmenlerin, ebeveynlerin, yöneticilerin ve öğrencilerin iş birliği içerisinde olması mühimdir. Okul rehberlik servisleri, psikoeğitim çalışmaları hazırlayarak problemlerin çözümüne katkıda bulunmalıdır. Siber zorba davranışlar sergileyen gençlere yönelik Empati Eğitimi, siber zorba davranışlara maruz kalan öğrencilere yönelik Atılganlık Eğitimi gibi programlar hazırlanarak siber zorbalığın olumsuz etkileri önlenebilmektedir (Şahin vd., 2010).

Kaynakça:

Aktepe, E. (2013). Ergenlerde Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet, Yeni Symposium Psikiyatri, Nöroloji ve Davranış Bilimleri Dergisi, 51(1), 31-36.

Aksaray, S. (2011). Siber Zorbalık, Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 20(2), 405-432.

Çakar, S. (Ed.). (2018). Yaşam Dönemleri ve Uyum Sorunları, Pegem Akademi Yayıncılık.

Koç, M. (2004). Gelişim Psikolojisi Açısından Ergenlik Dönemi ve Genel Özellikleri, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 17, 231-256.

Peker, A. ve Yaman, E. (2012). Ergenlerin Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyete İlişkin Algıları, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 11(3), 819-833.

Şahin, M., Sarı, S. V., Özer, Ö. ve Er, S. H. (2010). Lise Öğrencilerinin Siber Zorba Davranışlarda Bulunma ve Maruz Kalma Durumlarına İlişkin Görüşleri, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 21, 257-270.

Vandebosch, H., ve Cleemput, K.V. (2008). Defining cyberbullying: A Qualitative research into the perceptions of youngsters, Cyberpsychology and Behavior, 11(4), 499-503.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son yazılar

Orestes ve Oidipus

Andre Green International Review of Psycho-Analysis 2:355-364 (1975)

“Masumiyetin Son Günleri” Romanı Üzerine Psikanalitik Bir Bakış: Var Olmanın Yolu Yıkım Mı?

Yalnızlık alıp karşına kendini,öteki kendilerinle konuşmaktır.Bakışmaktır, öteki kendilerinle;dövüşmektir.Kimi zaman da, öldürmektirİçlerinden sana en çok benzeyeni,benzemiyor diye.Yalnızlık...

Yetki, Beden, İrade, Sistem, Arzu, Arıza ve Koronavirüs

Marx ve Engels'in Komünist Parti Manifestosu'nda (1848) dile getirdiği enternasyonal komünist ideal, şu sözlerle özetlenir: “Dünyanın işçileri...

Lacan Soruyor: “Yorumun Yeri Nedir?”

Lacan, Ecrits içinde bulunan Tedavinin Yönü ve Gücünün İlkeleri adlı makalesinin 2. bölümünde bu soruyu sorar. Bu...

Histerik ve Obsesyonel Nevrozlarda Dürtüsellik ve Saldırganlık

Nevroz kuramına göre cinsel olgunluğun henüz tamamlanmadığı, pregenital dönem içinde meydana gelen erken uyarılmaların bastırılması sonucunda nevrotik...

Aşk

Biz insanlar, varlığımızı sürdürmek için bir diğerine ihtiyaç duyarız. Ötekiyle kurduğumuz ilişkilerde doğar, büyür ve gelişiriz. Birbirimizle...

Otizme Bela Grunberger’in Narsisizm Görüşleri Çerçevesinde Bir Bakış

Otizm, başlangıç olarak Leo Karner tarafından 1943 yılında “Erken Çocukluk Otizmi” olarak tanımlanmıştır. Mahler’e göre doğum gerçekleştiğinde...

“Ne Seninle Ne Sensiz” Romantik İlişkilerde Bağımlılık

Bağımlılık denildiğinde akıllara yalnızca “maddelere olan bağımlılık” gelmektedir; fakat bağımlılık kavramı yalnızca “madde” ile sınırlı değildir.  İnsan,...